Home

imagesCADKRX4Y

Fısk ile günah arasında kalırsan günahı tercih et!

فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ قَوۡلاً غَيۡرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمۡ فَأَنزَلۡنَا عَلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ رِجۡزً۬ا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُواْ يَفۡسُقُونَ

“Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler, onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular. Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdik.” (Bakara 59)

Zulüm; haddi aşmadır; şümulü geniştir, inkârdan kul hakkına kadar büyük bir dairede gözükür. Âyette geçen fısk; zulmün bir çeşididir; Allah’a asi olmaktır. Allah’ın emirlerini alaya alan, değiştirmeye çalışan, aykırı hareket eden insanın sıfatı ise, fasıktır. Fasıkın fıskının karşılığı ise, maddi ve manevi pislik anlamında, iğrenç bir azaptır.

Ayeti kerimede üç kavram; zalemû (zulüm), yefsukûn (fısk), reczen (ricz: azap, bulaşıcı hastalık, veba) sıralaması ile beddele (değiştirme) ve nzele (inme) fiilleri dikkat çekicidir. Hukukullaha karşı yapılan her fiil, zulümdür, amel sahibi fasıktır ve elde edeceği de iğrenç bir azap anlamında ricz’dir. Mesaj açıktır: Her değiştirmenin karşısında nzele (azap) durmaktadır.

Anlaşma, iki taraf arasında gerçekleşir. Taraflar tek başlarına anlaşma hükümlerini bozamaz. O zaman hukuki sonuçlar ortaya çıkar. Allah Teâlâ da Yahudi soyu ile Tevrat’ın hükümlerine uymaları ve bunun karşılığı olarak onların dünyada ve ahirette korunmasıyla ilgili bir akit (sözleşme) yaptı, fakat çölden şehre inince, şehrin imkânları karşısında, hemen gevşediler. Tevrat’taki bazı hükümleri, kuralları, çıkarlarına göre yorumlamaya ve ilahi kelimeleri (hıtta ve hınta) sözcüklerinde olduğu gibi değiştirmeye başladılar. Böylece anlaşmayı tek taraflı olarak bozmuş oldular. Karşılığında daha önce üzerlerine helva ve bıldırcın indiren bulutlar, bu kez yüzlerine bakılmaz ve yanlarına yaklaşılmaz iğrenç bir azap indirdi. (Veba salgını)

Sonuç: İnananlar, günah işleyebilir. Bir daha o günaha yaklaşmayarak tövbe etiklerinde, Allah Teâlâ ile yapılan iman akidinin bir gereği olarak, affedilirler. Fakat ayetleri çıkara aykırı görüp doğrudan inkâr yoluna gitmeden, değiştirmeye çalışmak (fısk), aynı maksatla ayetlere farklı anlamlar yüklemek, bu ise, büyük bir zulümdür. Özellikle faiz, örtünme, miras, cihat, kısas gibi bazı konularda modern toplumda fısk eğilimi fazladır. Fısk, imanı tehdit eder, belki götürür, günah ise imana doğrudan zarar vermez. Fıska yaklaşmamalı, günahlar için tövbe etmelidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s