Home

religious_mans

Yahudi ve Hristiyan inanışına sempatimiz arttı mı?

وَإِذَا قِيلَ لَهُمۡ ءَامِنُواْ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُواْ نُؤۡمِنُ بِمَآ أُنزِلَ عَلَيۡنَا وَيَكۡفُرُونَ بِمَا وَرَآءَهُ ۥ وَهُوَ ٱلۡحَقُّ مُصَدِّقً۬ا لِّمَا مَعَهُمۡ‌ۗ قُلۡ فَلِمَ تَقۡتُلُونَ أَنۢبِيَآءَ ٱللَّهِ مِن قَبۡلُ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

“Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine iman edin’ denilince, ‘Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız’ deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Hâlbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: Eğer, inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?” (Bakara 91)

İlahi sistem peygamberler yoluyla Hz. Muhammed (sav) kadar devam etti ve tamamlandı; ilahi sistemin son peygamberi Hz. Muhammed (sav), son kitabı da Kur’an-ı Kerim’dir. Yahudiler ve Hristiyanlar, bu gerçeği bilmelerine rağmen Hz. Muhammed’i ve Kur’an-ı Kerim’i kabul etmediler.

Neden peki? Neden, dünyevidir; Yahudiler ve Hristiyanlar, tarihi süreç içerisinde din adına bazı kurumlara, ritüellere, mabetlere, din adamı sınıfına sahip oldular; dini bir kültür oluşturdular. Bu kültür aynı zamanda politikadan ekonomiye, sanattan bilime kadar çeşitli alanlarda onlar için yol gösterici oldu.

Hz. Muhammed’i ve Kur’an-ı Kerim’i kabul etmek demek, oluşmuş bu kültü ve kültürel mirası reddetmek anlamı taşıdığından bunu çıkarlarına aykırı buldular ve inkâr ettiler. Bu inkârın öncüleri halk değildi, -halk, her zaman öndekini takip eder-, kiliselerdi, sinagoglardı, hahamlardı, papalar ve papazlardı; onlar, kurdukları dünya imparatorluğunun ellerinden kayıp gitmesi korkusuyla, Tevrat’ta ve İncil’de yazılı olan, ‘yeni bir peygamber geleceği’ bilgisine rağmen, Allah Teâlâ’nın son peygamberini ve son kitabını yalanladılar. Hâlbuki o peygamber ve o kitap, onların peygamberlerini ve onların elindeki kitabın orijinalini tasdik ediyordu.

Yahudi soyu ürettiği uydurma din anlayışıyla ‘Allah Teâlâ’yı âdeta özelleştirdi; Allah, ancak Yahudi soyunundur; Allah’ın yeryüzündeki temsilcisi Yahudilerdir, geriye kalan halklar ise, Yahudiler için hizmetçi olarak yaratılmıştır!

Sonuç: Yahudilerin ve Hristiyanların istediği, dün olduğu gibi bugün de, dini anlamak, peygamberleri dinlemek, gerçeği bilip ona tabi olmak değildir, onlar, dini bir perde gibi kullanıp dünyevi olanın peşinde idiler. Âyette ifade edildiği üzere: Eğer, niyetleri bu olmasaydı, kendilerine gelen peygamberleri öldürmezlerdi! Yahudiler ve Hristiyanlar, Hz. Muhammed’i ve Kur’an-ı Kerim’i kabul etmemekle kendilerine gelenden sonraki hak dini, peygamberliğin devam ettiği gerçeğini, inkâr ettiler. İslam, kurdukları dünya düzenini ve feodaliteyi tehdit ettiği için İslam’a düşman kesildiler. Hakk Teâlâ’yı, ‘özel ilah’, kendilerini ‘özel halk’ yaparak şirk koştular, bühtan ettiler ve vahdaniyetini inkâr ederek kâfir oldular. Bugün İslam’a rağmen, Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin devam ettirilmesi, gerçeğin bilinmemesi yüzünden değil, tamamen dünyevi nedenlerle ilgilidir. Müslümanlar tarafından şu bu niyetle bu iki batıl inanışa hak din, kitabi din, semavi din gibi ifadelerle gerçek din statüsü kazandırmaya çalışmak da tehlikeli bir stratejidir; bugüne kadar bu yaklaşım hiçbir müspet netice vermemiştir, aksine Müslümanlar arasında geleneksel olarak Yahudi ve Hristiyan inanışına karşı gösterilen tolerans nerdeyse sempati seviyesine taşınmış durumdadır; bu yolla İslami asabiyeyi kırmak, bu ağır bir vebal değil midir?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s