Home

cennet_ve_cehennem_su_an_mevcut_mu

İnsanın fiilinin cennet veya cehennem olarak kişiyi kuşatması…

بَلَىٰ مَن كَسَبَ سَيِّئَةً۬ وَأَحَـٰطَتۡ بِهِۦ خَطِيٓـَٔتُهُ ۥ فَأُوْلَـٰٓٮِٕكَ أَصۡحَـٰبُ ٱلنَّارِ‌ۖ هُمۡ فِيهَا خَـٰلِدُونَ

“Evet; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, onlar, ateşin halkıdır; orada süresiz kalırlar.” (Bakara 81)

Âyetin birinci fiili كَسَبَ (kesebe)’dir. Kesb; İnsanın kendi aklı-fikri ve emeğiyle elde ettiğidir. Bunlar olumlu da olur olumsuzda. Allah, her insana çalışma, kazanma, konusunda akıl, yetenek, irade ve kuvvet vermiştir. Dersi çalışır, okulunu bitirir, iş güç sahibi olur; gayret eder, kalkıp sabah namazına camiye gider, Allah’ın razı olacağı kulluk yapmış olur; ister, birahaneden, kumarhaneden, eğlence yerlerinden çıkmaz, pek çok kesb-i şer işler… Şer veya hayr, hepsi de kulun fiilidir, hepsi de kulun öz elleriyle sağladığı kazancıdır.

سَيِّئَةً (seyyieten-seyyie) insana emanet olarak verilen nefse ve çevreye karşı yapılan bir kötülük demektir. Günahlar, seyyiedir. Âyetin ikinci fiili ise, وَأَحَاطَتْ (veehâtat-ihata)’dir. İhata; bir şeyin etrafını çevirme, sarma, kuşatma, manasınadır. Bireyin dince yasaklanan hususları yapmakta bir beis görmemesi, hatta bunları yapmayı içselleştirmesi, Allah indinde kötü, şer olan bir kazançtır. Kişinin eliyle kendi etrafına tuzak kurması demektir. Bu kötü kazanç, bireyin etrafını bir su kütlesi gibi sarar ve o insan o suda boğulur veya azgın bir ateş gibi, etrafında büyür, birey o ateşten dışarı çıkıp bir daha kurtulamaz; ya da kötü fiilleriyle yerin altına doğru bir kuyu kazar ve sonra artık o kuyudan bir daha dışarı çıkamaz; velhasıl kul, kendi yapıp etmeleriyle Cehennemini kazanır, tıpkı zıttı bireyin, kendi kesbiyle (kazanç) cenneti hak etmesi gibi.

Sonuç: Modern birey, Allah’ın kabul etmediği çok farklı yaşam biçimlerini kabul eder ve gönül rızasıyla o hayatı yaşar. Yanlışa, doğruya aklıyla kendi karar verir. Allah’ın haram kıldığı şeyleri yapmakta bir beis görmez. Kiminin kalbi de iyiden iyiye taşlaştığından, kötü fiilinden asla rahatsızlık duymaz. Hatta elde ettiğini (fuhuş, haram yoldan sağlanan kazanç, başkasına zulüm vb.) kişisel başarı, karizma kabul eder. Bu körlük, Allah Teâlâ’ya ve onun bir gaye için verilen nimetlerine karşı âdete bir tahkirdir. Sonucu da âyette ifade buyurulduğu üzere, ağırdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s