Home

iyilikdefteri_1311254491

İyilik ve adalet duygumuz azalıyor!

وَتَعَاوَنُواْ عَلَى الْبرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُواْ عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

“…İyilik etmek ve kötülükten sakınmak hususunda birbirinize yardım edin, suç işlemek ve düşmanlık etmek için yardımlaşmayın ve Allah’tan sakının, şüphe yok ki Allah’ın cezası, çok çetindir.” (Mâide 2)

 

İyilik etmek ve kötülükten sakınmak, sakındırmak evrensel iki kuraldır. İyilik ve adalet üzere davranış, ahlakın temelidir. İyiliği emr kötülükten men Müslüman bireye yüklenmiş bir vazifedir. Müslümanlar, günah yahut suç işlemek ve başkasına karşı düşmanlık konusunda yardımlaşamaz. Bir kişiye yahut topluma karşı güdülen düşmanlığın adaletsizliğe sebep olması İslam imanı ve ahlakıyla izah edilemez.

İslam; adalet ve ahlak dinidir: İşinde, sözünde adaletsiz davranan, ahlakı çirkin kimseler, Müslümanlığı içselleştirememiş kimselerdir. İnsanlık, ancak adalet ve ahlak şuuruyla hareket ederek, birbirini kardeş ve dost görüp huzurlu bir hayatı yaşayabilir. Adaletin ve ahlakın olmadığı yerde insanların, rahatlıkla cinayet işlediklerini, hatta benzin döküp cesetleri yaktığını bile görüyoruz!

Dünyadaki genel gidişin bu yönde olması, adaletin ve ahlakın gittikçe kaybolması, büyük bir tehlikedir. Adalet ve ahlak olmadan ne büyüklerin küçüklere sevgisi, ne küçüklerin büyüklere hürmeti ve itaati mümkün olmaz. Nitekim halkı Müslüman bir ülke olmamıza rağmen, şahit oluyoruz: Kimi, yetişkin, kimi, genç insan, hatta çocuk, sigara, alkol, uyuşturucu, fuhuş, kumar ve faiz batağının içine sürüklenmiş durumdadır. Her türlü dejenere hareket ve ahlaksız ilişki aleni yapılabilmektedir.

Batan milletler, önce terbiyelerini ve ahlakî değerlerini kaybeder. Ardından, adalet hissi ve sistemi yozlaşır. Cezalar suçları caydırmaz olur. Adaletsizlik ve ahlaksızlık, büyük bir milleti ve büyük bir devleti küçültür ve sonunda zelil eder. Oysa; insanların köyde, kasabada, şehirde, metropolde, rahat ve güven içinde yaşaması, adalet ve yardımlaşma hissinin kuvvetine bağlıdır. Günümüzde, ahlak ve adalet fikrinin, gün görmüş kar gibi erimesi, toplumsal güvenin kaybolmasına, aile kurumunun bozulmasına, evliliklerin yürümemesine, şiddetin, cinayetin, hırsızlığın artmasına, helal ve haram kavramının manasını yitirmesine yol açmıştır.

Sonuç: Modern toplum; ahlakî değerleri terk ediyor, haliyle adalet duygusu da yok oluyor. İşin tuhafı aileler ve devlet bunu büyük bir sorun olarak görmüyor. Fakat; saadet ve huzur isteyen her anne-baba, her devlet, iyilik prensibini, ahlaki davranış haline getirmeyi ve adaleti her şeyin üstünde tutmayı, evlatlarına ve vatandaşlarına öğretmeye mecburdur. Bu konudaki gayret ve samimiyet, her şeyden önce gelmelidir. Sağlam binalar sağlam temellere sahiptir. Bunun gibi; her fert ve her devlet, sağlam bir ahlak ve adalet duygusuna sahip olmadan, kimse o şahsın ve devletin elinden, dilinden ve şerrinden emin olamaz. Evet; hatta, insanlık ve tabiat için, gün günden beter olur!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s