Home

risk-part2-may2013-rose-thorns

Belalarla sınanmak!

 

أَوَلاَ يَرَوْنَ أَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فِي كُلِّ عَامٍ مَّرَّةً أَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لاَ يَتُوبُونَ وَلاَ هُمْ يَذَّكَّرُونَ

 

“Her sene, bir iki defa belalarla sınandıklarını görmüyorlar mı? Buna rağmen ne tevbe ediyorlar, ne de öğüt alıyorlar.” (Tevbe 126)

 

Tevbe suresi ayetleri, bir yönüyle de, kişilerin; savaş barış, yardım cimrilik, itaat isyan, iman şirk gibi konularda, karakterlerini açığa çıkaran hadiseleri anlatır. Bu ayetlerden anlaşılmaktadır ki, iman etmek demek, hayatı bir sınav sorusu kabul etmek demektir. Yaşayan her varlık hadiselerin diliyle sınanır. Şahsi sınavların yanında milletler de sınavdan geçirilir.

Dünyanın bir sınav yeri olması İslam imanının temellerindendir. Müminler, iradi gayri iradi, başlarına her ne gelse, bunun, Allah’tan kendilerine yöneltilmiş bir soru olduğunu bilirler. Hayat, bir soru ise, müminin verdiği cevap da o kadar önemlidir. Ki, cennet yahut cehennem gibi, kalıcı iki netice, verilen cevapların bir sonucu olmaktadır.

Tabii yahut sosyal hadiseler, zahiren bakınca, birer sebep sonuç ilişkisi olarak görülürler. Işığın ve ısının sebebi güneş, yağmurun sebebi bulut, üzümün sebebi üzüm asması, bebeğin sebebi bir anne ve baba kabul edilir. Yine sosyal hadiseler, tamamen insanın bir yapıp etmesi olarak ele alınır ve değerlendirilir. Oysa sebep, müsebbibe muhtaçtır; O’da Allahü Teâlâ’dır. Sebepleri görüp Allah’ı görmemek, dünyanın bir imtihan yeri olduğunu, hadiselerin de bu imtihan yerinin soruları olduğunu anlamamak demektir.

Allah’ın varlık üzerinde cari ve her an geçerli bir tasarrufu vardır ki, bu durum, mes’uliyeti insana ait olmak üzere, Allah’ı fail-i hakikî yapar. Mahiyeti ne olursa olsun, iyi kötü, acı tatlı, ölüm kalım, her iş, bir imtihan sorusu olarak sorulur ve kişi her soruya, doğru yanlış, bir cevap verir. Her kişi, kendisine verilen sınav müddeti (ömür) kadar, soru ve cevaptan ibaret olan bir hayatı yaşar. Kişi, sınav salonu hükmündeki dünyada, fiilleriyle cevaplar verir ve insanın hiçbir fiili kaybolmaz; sorulara verdiği her cevabı eksiksiz kayıt altına alınır.

Kuran’da bu dünyanın bir imtihan yeri olduğu ve insanın çeşitli hadiselerle sınandığı vurgulanmaktadır. Nitekim Rabbimiz, ‘iman ettim’ demekle insanın kurutulamayacağını; kişinin, nefisiyle olduğu kadar, mal, evlat ve kendi canıyla da imtihan edileceğini çeşitli ayetlerde, belirtmektedir. Başa gelen sıkıntının mahiyeti ne olursa olsun, Kuran eğitiminden geçmiş mümin kişi, ağır hadiselerin rüzgârı karşısında sarsılsa, eğilip bükülse de, yıkılıp gitmez, rüzgâr dinene kadar tevekkül eder, rüzgâr kesilince yine dimdik ayakta durur.

Her insana belli bir rızk verilmiştir. Eş, evlat, mal, para, makam gibi şeyler de yine Rabbimizin bir takdiridir ve kişinin imtihan sorularıdır. Her çeşit sıkıntı; teröründen savaşına, hasatlığından kaza belasına, zenginliğinden  yoksulluğuna kadar, insanı halden hale döndürür durur. Sıkıntılar ve imkânlar, kişiyi Allah’a yaklaştırırsa ne âlâ, isyanını artırırsa ne fena!

Rabbimiz, Âdem ve Havva çiftiyle insanlığı başlatmıştır ve o gün bugündür insan soyu hadiselerin diliyle imtihan edilmektedir. Bu öyle bir sınavdır ki her peygamber ve ümmeti bu çetin, çetin olduğu kadar da kolay, sınava muhatap olmuştur. İman eden, Allah’a teslim olan, iradesini müspet yönde kullanan kişi, sonuç ne olursa olsun,  hakkında hayırlı bilir; Allah’tan razı olur, Mümin sıfatını elde eder ve cennete gider.

Sonuç: İyilik kötülük insan tabiatının hayat karşısındaki bir yansımasıdır. İnsan yapar eder, Allah da yaratır. Allah, adalet ve hikmetle iş görür; kişinin zulmünü ve abes işini yaratması kişinin imtihanı gereğidir. İnançsız yahut imanı zayıf kişi, müspet hareket edemez, isyanı ve hatta çevresine karşı zulmü, kişinin bir varoluş biçimi olur. Modern dünya düzeni ve onun bireyleri bu tıynetteki insanlardan oluşurlar. İnsanlığın yaşadığı büyük acıların müsebbibi bunlardır. İmtihan gereği, Allah, bunların fiillerini yaratmaktadır. Hayatın pratiğine bakıldığında, zalimlerin ne tevbe ettiği ne de ibret aldığı görülüyor. Fakat bilmiyorlar ki, onları perçemlerinden yakalamış, adil bir Tanrı vardır.

M.Talât Uzunyaylalı

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s