Home

11

Toprak ve madensin;

fakat çiftçi ve madenci misin?

قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

“O’nu (Allah’ı) bırakıp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz? De ki: Körle gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu? Yoksa O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlarca birbirine benzer mi göründü? De ki: Allah her şeyi yaratandır. Ve O, birdir, karşı durulamaz güç sahibidir.” (Ra’d 16)

Ra’d suresinin 16-17. âyetlerinde varlık, varlığın görevi ve varlığın sahibi konularında soru ve izah cümleleriyle insanın aklına ve kalbine hitap edilmektedir. Şöyle ki, Rabbimiz Peygamberimize hitaben buyuruyor ki o putperestlere sor, deki:

“Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?”

Bu soru o kadar önemlidir ki cevabı tek başına insanı hidayete götürecek ve kalbinin karanlıklarını iman nuruyla aydınlatacak bir mahiyettedir. Cevap şöyledir:

“Allah’tır!”

Haşa! Değildir diyen o zaman göklerin, yerin ve içindekilerin kime ait olduğunu izah etmeye mecburdur. Bir şey varsa o şeyin bir sahibinin olması zorunludur.

Nitekim eski kavimler bu sorunun cevabını ararken bir yaratıcı olmasının zorunluluğunu kabul etmişlerdir; fakat Peygamberlerin izah ettiği bir Tanrıya değil de, bir kısım ehl-i kitapta olduğu gibi, şirke yuvarlanmış, insanlığın bir kısmı da kendi icatları olan putlara yönelmiş, gökleri ve yeri putlarına havale etmişlerdir.

Peygamberimiz, Mekke ve Medine’de İslam’ı tebliğ görevine başladığı zaman, gerek Mekke, gerekse Medine putlarla doluydu. Özellikle Beytullah (Kâbe) putların eviydi! Burada çeşitli ayinler yapılarak putlara tapılmaktaydı.  Rabbimiz ‘put’ kavramının anlamsızlığını göstermek için Efendimiz yoluyla onları şu suru ve izahla uyarmaktadır:

“O’nu (Allah’ı) bırakıp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz? De ki: Körle gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu? Yoksa O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlarca birbirine benzer mi göründü? De ki: Allah her şeyi yaratandır. Ve O, birdir, karşı durulamaz güç sahibidir.” (Ra’d 16)

On yedinci âyette ise insanın ‘insan kıvamına’ gelmesi için geçirmesi gereken süreçlerle ilgili ‘köpük-cüruf’ mecazıyla önümüze yeni bir kapı açılmaktadır:

“Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi ölçülerince/kaderlerine göre sel oldu, ardından da sel, üste çıkan köpüğü taşır hale geldi. Bir süs eşyası veya âlet yapmak isteğiyle ateşte körükledikleri şeylerde de benzeri bir köpük vardır. Allah hakla bâtılı işte böyle örneklendiriyor: Köpük, atılır gider; insanlara yararlı olansa toprakta kalır. Allah, işte bu şekilde örnekler verir.”

Bu âyeti işâri bir yöntemle insan için düşünelim:

Enzele mine-ssemâ-i mâen/Allah semadan su indirdi…” Suyun indiği yer topraktır. İman su gibidir; insan ise kuru toprak, insanı yeşerten, hayatını anlamlı hâle getiren, imandır.

fesâlet evdiyetun bikaderihâ/Su derelerde derenin özelliğine göre bir hacim oluşturup akar…” Her insan her bir dere gibi orijinaldir; kendine özgü özelliklere sahiptir. Aynı yağmur her derede ayrı bir manzara ortaya koyar; kimisinde çağlar, kimisinde etrafına taşar, kimisinde aheste akıp gider. Su, her dere yatağına, her toprak parçasına etki ettiği gibi, iman aydınlanması da her insanda o insanın kaderine/özelliklerine/ölçüsüne göre bir etki bırakır.

fahtemele-sseylu zebeden râbiyâ /Su üstünde oluşan köpüğü (çeri çöpü) taşıdı…) İman insan toprağıyla buluşunca onda değişimlere yol açar; insan iyiyi-kötüyü iman sayesinde anlar, çör çöp mesabesindeki kötü huylarının ve fani dünyanın farkına varır.

“vemimmâ yûkidûne ‘aleyhi fî-nnâri-btiġâe hilyetin ev metâ’in zebedun miśluh/ Benzer bir örnek madenlerde gözlenir; eriyen madenin üstünde de cüruf birikir ki, aynen köpük gibi, o da bir işe yaramaz.” İman suya benzer; toprak karakterinde olan insanları su yeşertir, kötü huylarından onları kurtarır, bağ-bahçe kılar. İman ateşe benzer; ateş karakterindeki insanların kinini, kibrini, nefs-i emmaresini eritip kişiyi şekle şemaile sokar; eriyen madenin bileziğe, bronşa, gerdanlığa dönüşmesi gibi, iman ateşi kişiyi değiştirip güzelleştirir.

“keżâlike yadribu(A)llâhu-lhakka velbâtil/ Allah hak ile batılı işte böyle, benzetmeyle anlatır…” Allah, insanı, su ve maden gibi, ham bir cevher olarak yaratmıştır, ancak insan iman ve amel-i salihle, varlığını; kendi toprağını ve kendi madenini, bahçe yahut mücevher kılabilecektir.

“feemmâ-zzebedu feyeżhebu cufâ-â  veemmâ mâ yenfe’u-nnâse feyemkuśu fî-l-ard / Köpük, atılır gider; insanlara yararlı olansa toprakta kalır.” Suyun toprağa, ateşin madene yaptığını iman da insana yapar; onu nefs-i emmare pisliğinden temizler ve değiştirir. İnsan iman sahibi olmadan, kâinatı ve kendini anlamlandıramayacak; toprak ve maden hükmündeki benliğini Mevlâ’nın istediği şekilde şekillendirip dünyadan ayrılma şansını elde edemeyecek ve putta kalacaktır!

Sonuç: Ekseri modern toplum bireyi para, makam-mevki, şan-şöhret, ideoloji ve çeşitli nefs-i emmare isteklerinin kölesi durumundadır. Modern toplum, prestij ettiği dünyevî şeyler bakımından, gizli-açık, bir putperest toplum özelliği göstermektedir. Toprak ve madene benzemekte; fakat insan ne çiftçi ne de madenci ruhuna sahip gözükmemektedir. O, ilahi hakikatlerin hazinesi olan kalbini dünyanın gelip geçici ve gerçekte bir işe yaramayan, köpük-cüruf mahiyetindeki arzularına satmış durumdadır. Oysa insan toprak yahut maden olduğunu düşünüp çiftçi ve madenci olmaya gayret etmelidir. Su ve ateş mahiyetindeki imanı marifetiyle benliğine şekil verip bir mana kazanmaya çalışmalıdır. Dünyadaki varlık nedeni budur. Böyle yaparsa Allah indinde eşsiz birer mücevher olabilecektir. Ki, Rabbimiz, bu mücevherlerle cennetini süsleyecek ve kemale erdirecektir.

M.Talât Uzunyaylalı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s