Home

GEREK3~1

Gerçek Allah Teâlâ’nın bildirdikleridir. 

الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلاَ تَكُن مِّن الْمُمْتَرِينَ

 “Gerçek, Rabbinden gelendir. Öyle ise şüphecilerden olma.” (Âl-i İmran 60)

الْحَقُّ – El hakku (gerçek-hakikat) demektir. Mutlak gerçek, Allah Teâlâ’dır. Diğer bütün varlık, hayat, ölüm, ölüm ötesi hepsi anlamını bu gerçeklikten alır. İlahi Kelam olan Kuran, Allah’ın, Hz. Muhammed (sav) aracılığıyla insanlığa yaptığı umumi son bir açıklamasıdır. Varlıkla ilgili olduğu kadar cennet cehennem ve ebedi hayat gibi gaybı konularda yapılan ilahi açıklamalar hiçbir şüphe içermez. Hakikatlerini Yaratandan alan,  vaki olan ve olacak olan gerçeklerdir. Kuran’da;

            -Allah’ın varlığı ve sıfatları,

   -İnsanın, dünyanın ve uzayın yaratılışı,

            -Ahret hayatı, Cennet ve Cehennem,

            -Tarih bağlamında gözüken medeniyetler, bu medeniyetlere gönderilen peygamberler, onların mahiyeti, iman ve inkâr problemleri ve sonuçları,

    -Sosyal ilişkiler, ahlak ve hukuk,

    -İnanan ve inkâr eden insanların psikolojisi,

    -Hayvan-bitki dünyası ve insanla ilgisi,

    -Melek, şeytan ve cin gibi varlık türleri ve insanla ilişkileri,

             -Kıyamet vb. konulardaki açıklamalar inananlar için kesin doğrulardır.

Allah Teâlâ’nın açıklamalarına rağmen, insanın başka arayışlar içinde olması onun bir tercihidir. Şüpheci yaklaşımlar ve inkâr, Kuran’da, inançsızlık ve delalet olarak tanımlanmaktadır. Gerçeğe yüz çeviren kendi aleyhine yüz çevirmiş olur. Her inanış ve yaşayış biçimi mutlak sonuç doğurur: Cennet ve Cehennem!

Kuran Müminleri elbette kesin bir doğruluk ve gerçeklik üzeredir. Diğer inanma biçimleri, eski dini inanışlar, felsefe ve deneysel bilgi, şüphe içerir. Allah Teâlâ’ya değil de, kendi tecrübesine, bilgi ve görgüsüne inanan aldanmaktan ve aldatmaktan kurtulamaz. Çünkü tabi olunan bilimsel bilgi formatında bir veri de olsa, sadece insanın bir sanmasıdır. Nitekim fizik, kimya, biyoloji, tıp, astronomi, mühendislik gibi bilim dallarında, teknolojide, sürekli ilerlemeler vardır. Bugünün hakikati yarının yanlışı olabilmektedir. Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde TV’de bir gurup insan uzaydaki karadeliklerle ilgili bilinenlerin yanlış çıktığını yeni teorilerin tartışılmaya başlandığını konuşuyorlardı!

Canlı cansız varlıklar; bitkiler, hayvanlar, insanlar, melekler, şeytanlar, cinler… Allah’ın koyduğu kanunlara tabi varlıklardır. Kuran’da insana az bir bilgi verildiği bildirilmektedir. Bugün her şeyi bildiğimizi sanıyoruz, oysa insan, Allah ve varlık karşısında hâlâ şaşkın bir cüceden başka bir şey değildir.

Sonuç: Yazı konusu yaptığımız yukarıdaki ayet-i kerime, önceki ayetlerle birlikte, Hz. İsa, onun yaratılışı ve dünyadan ayrılışı hakkındadır. Bu konuda Hıristiyanların ve Yahudilerin yanlış inanışları dikkate sunuluyor ve İsa (as) ile ilgili gerçekler açıklanıyor: İsa (as) ilah değildir.  Diğer peygamberler gibi o da Allah’ın bir elçisidir. Dileyen Kuran’da açıklanan gerçeğe inanır, dileyen İncil’de anlatılan iftiralara.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s