Home

39707648afea98e08fa831b2113fd9e2

Zamanımızın münafıkları!

وَمِمَّنْ حَوْلَكُم مِّنَ الأَعْرَابِ مُنَافِقُونَ وَمِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ مَرَدُواْ عَلَى النِّفَاقِ لاَ تَعْلَمُهُمْ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ سَنُعَذِّبُهُم مَّرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ إِلَى عَذَابٍ عَظِيمٍ

“Çevrenizdeki bedevî Araplar ile Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz; sonra da büyük azaba götürülürler.” (Tevbe 101)

 

Münafık; ikiyüzlü, içten pazarlıklı,  nifak sokucu, barışı bozan, yalan söyleyen, hainlik ve casusluk eden kimse demektir. Münafık, görünüşte Müslümandır; fakat hakikatte Müslümanlara düşman bir kafirdir. Kuran’da bir surenin adı “Münafıkun” suresidir. İslam’a büyük zararı bunlar vermiş, tarih boyunca İslam’ın müfrit düşman bunlar olmuştur.

Kuran’daki münafık sözcüğünün geçtiği ayetleri incelediğimizde şunu görmekteyiz: Münafıklar, ikiyüzlü insanlardır; kalpleri bozuktur. Çıkarları gereği, inanmış görünüp gerçekte inanmamış kimselerdir. Gayeleri, Müslümanların arasında gizlenip çıkarlarını sürdürmek ve bu arada çeşitli fitneler üretip inananların tevhidini bozmak, ümmet/millet olduklarını onlara unutturup birbirlerinin düşmanı kılmak, hiç olmazsa Müslümanları manevi ve maddi zayıflatmaktır.

Münafıklar, sıradan kimseler değillerdir; bunlar çoğunlukla etkili yetkili kimselerin arasında yerlerini almışlardır. Modern zamanların münafıkları bilim adamı, gazeteci, TV program yapımcısı, aydın, sanat adamı, din adamı, iş adamı, hukuk adamı vb. bir mesleğe bir meşrebe mensup kimselerdir. Sureti haktan gözükürler; ama hakkın düşmanı bunlardır. Berrak İslam gözesini sözleriyle, programları, dizileri, filmleri, yazıları ve kitaplarıyla bulandırmaya çalışırlar.  Münafıklar, dünya iktidarına inanmış, çıkar için imanı ve ahreti satmış kimselerdir. Allah da onlara istediklerini vermiştir: Cehennem!

Kuran’da, bir karakter örneği olarak, münafıklar şu türden özellikleriyle anılmışlardır:

  • Müslümanların arasında Müslüman gözükürler kendi yandaşlarıyla baş başa kaldıklarında ise Müslümanlarla alay ederler. (Bakara 14)
  • Namazı üşenerek ve Müslüman gözükmek için kılarlar, dindarane tavırlarla insanlara gösteriş yaparlar, böyle yaparken amaçları Allah’ı anmak değildir. (Nisa 142)
  • Müslümanların Müslümanca davranmalarını dinlerinin onları bir aldatması olarak görürler. (Enfal 49)
  • Hesapcıdırlar; eğer işin sonunda mal ve makam varsa, bir de can ve mal emniyet sağlanmışsa, onları en önde yürürken görürsün. Risk varsa onlar ortada gözükmezler; bir mazeretin arkasına gizlenmekte üzerilerine yoktur. (Tevbe 42)
  • Güya dostça uyarı yapıyormuş gibi davranıp Peygamberi eleştirmekten bile geri durmazlar. (Tevbe 61)
  • Münafık erkek ve kadınlar kötülüğü emreder, iyilikten men ve cimrilik ederler. (Tevbe 67)
  • Münafıkların bazıları bu sıfatı hakkıyla taşır; bunlar münafıklıkta maharet kazanmıştır. (Tevbe 101).
  • O derece ki, Medine’deki Mescid-i Dırar denilen münafık mabedini de Yahudiler ve Hristiyanlar değil bu ikiyüzlüler yapmıştır. Müminlere zarar vermek, hak olanı inkar etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resulüne karşı savaşmış olan insanlara destek için bunu yapmışlardır. (Tevbe 107)
  • Günümüzdeki üç dinin mabedi vs. adlar altında yapılan hile mescitleri de bu kabildendir ki, Müslümanlar bu tür büyük fitnelere karşı  dikkatli olmalıdırlar. Hanif dinler, dinler arası diyalog vb. faaliyetler yoluyla da Allah’ın biricik dini şirk dinleriyle karıştırılmaya çalışılmıştır ki, bu fitneler ortadan kalkmış değildir.
  • Bu çeşit fitnelerin din dışı görünümleri olan politik rejimler, ideolojiler de yine münafıkların Müslümanları sürükledikleri münafıkça felaketler kabilindendir.
  • Münafıklar usta ifsatçıdır; ifsat edicilikleriyle şeytana benzetilmişlerdir. (Haşr 16)
  • Münafıklar müminlere yönelik her türlü hizmeti engellemeye çalışırlar. ‘Onlar: Allah’ın elçisinin yanında bulunanlar için hiçbir şey harcamayın ki dağılıp gitsinler, diyenlerdir…’ (Münafıkun 7)
  • Münafıklar İslam karşıtı güçlerin gizli işbirlikçileridir. (Haşır 11)

Sonuç: Hz. Muhammed’in (sav) gerek Mekke gerekse Medine hayatı, İslam’ın yayılmasıyla birlikte, nüfuz ve otorite kaybeden müşriklerle mücadele içinde geçmiştir. Müşriklerle ilgili Kur’an ayetlerinin çokluğu bu kişilerin faaliyetlerinin derinliğini bize göstermektedir. Hz. Muhammed’in (sav) şahsıyla olduğu kadar, tebliğ ettiği İslam dini ve İslam’ın kitabı Kuran’la alay eden münafıklar, Efendimize ve Müslümanlara hakaretlerde bulunmuş, yalan ve iftiralar dizmiş, fırsat ellerine geçtiğinde ise Müslümanların malına, canına tasalluttan geri durmamışlardır. Yahudi ve Hıristiyanlar gerek Mekke’de, gerek Medine’de, münafıkların yoldaşlığını seçmişlerdi. Allahü Teâlâ, bu, münafık ve şirk gruplarıyla ilgili Müslümanları ayetlerle uyarmış, İslam’a ve Müslümanlara zararın öncelikle bunlardan geldiğini ve geleceğini bildirmiştir.

M.Talât Uzunyaylalı

 

2 thoughts on “281. FİKİR / Tevbe

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s