Home

cinar

Devletler de insanlar gibi ölür!

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ

“Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez ve onu geciktiremez.” (Hicr 5)

Ayette geçen “ümmet” sözcüğünün sözlük manası şu şekildedir: Ulus, millet, kendilerine peygamber gönderilen kavim,  peygamberlere tabi olan halk, bir dille konuşup bir ahlakla ahlak edinmiş topluluk, mezhep,  aynı dine mensup insanlar topluluğu, çoğu aynı soydan gelen irsi sıfatları bir olan insanların meydana getirdiği birlik. Ümmet kavramının daha güncel bir tanımı ise şöyledir: Ulus, toplum, bayrak, ülke…

Biz yahut devletimiz, hayatlarımız elimizde değildir, öyle sanıyor ve öyleymiş gibi davranıyoruz; ama ölümleri, yıkımları durduramıyoruz!  İnsanın hayatının sone ermesinin zahiri nedenleri arasında hastalıklar, kazalar ve yaşlılık ilk sırada akla gelenlerdir. Kesin olan ise doğan her insanın bir nedene bağlı olarak, ömrünün sona ermesi ve bunun önlenememesidir. Kimse ölmek istemez, hasta olanlar bu yüzden hastaneye koşarlar, doktorlar hastaların başında beklerler ve ellerinden geleni yaparlar, fakat herkes ölür! Bunun gibi, insanın içinde yaşadığı siyasi, hukuki, ekonomik, kültürel yapı da, kişinin milleti/devleti olarak, bir insan gibi, çeşitli nedenlerle hastalanır ve yıkılıp gider. Eğer böyle olmasaydı tarih olmuş devletlerin hepsinin halen devam etmesi gerekirdi.

Hani nerede devlet-i aliye, nerede devlet-i atika!..  Netice bu olmasına rağmen şu yargının da geçerliliği söz konusudur: Devlet bir şahıs değildir, bir şahs-ı manevidir; devletin şahısları maddi ve manevi bakımdan sıhhatli ise devletleri de sıhhatli olacaktır. Helal ve haram çizgilerine göre şekillenmiş, sağlam bir ahlaki yapıya, bağımsız bir şekilde adaleti temin eden bir yargı sistemine sahip, bilim ve teknik üretebilen milletlerin ömürleri diğer milletlerin ömürlerinden daha uzun ve kaliteli olabilecektir. Fakat eninde sonunda onlarda da refah toplumunun hastalıkları başlayacak, içten yahut dıştan gelen bir tehditle çöküş ve dağılış sürecini onlar da yaşayacaklardır. Yüzyıl önceki imparatorluklardan bugün tek bir eser yoktur! Tarih yıkılmış devletlerin hüzünlü hikayeleriyle doludur!

Demek bir fert gibi bir devletin de sınırlı bir ömrü vardır. Ömürleri anlamlandıran ise onların paradigmalarıdır. Allah inancını esas alan paradigmalara sahip kişiler ve devletler makbul kişi ve devletlerdir. Allah’ın kuluna haram ettiği şeyler devlete helal değildir. İçki içmek, kumar oynamak, faizli ekonomi, uyuşturucu, fuhuş Müslüman bir kişiye haram olduğu gibi, Müslümanı temsil eden devlete de haramdır. Diyelim ki, Müslüman kişi helali haramı umursamadan yaşamaktadır; bunun sonucunda kişinin maddi ve manevi rahatsızlıklara duçar olacağı herkesin malumudur. Hastaneden tımarhaneye ve nihayet belki genç yaşta mezara kadar kişiyi sürükleyen bu kırmızı çizgi ihlalleri, devlete uygulandığında, onda da haramzade kişide meydan getirdiği sonuçları ortaya çıkaracaktır. Allahü Teâlâ, kişinin amelini yarattığı için, gül diken gül elde edecek, çalı diken çalı! Kiminin ameli, çınar gibi sağlam ve uzun bir ömre sebep olurken kiminin çürük ameli de söğüt gibi, kısa bir ömürle neticelenecektir. Her günahkâr ve rezil topluluk, tez zamanda berbat olmaya mahkumdur. Allah’ı bilen, hakka hukuka riayet eden, helalı haramı ciddiye alan ve ilahi sınırları ihlal etmeyen bir kişi veya devlet, bedenen ve ruhen sıhhatli olacaktır, aksi durum hastalıklı olmak demektir ki, iman ilkeleriyle tedavi edilmezse, kişi yahut devlet, erken bir çağda devrilip gidecektir.

Sonuç: Ebedi olan Allah’tır; yarattığı şahısların ve onların devletlerinin bir bekası yoktur. Şahıslar öldüğü gibi, mensubu oldukları devletleri de gün gelir ölür. Devletlerin tarihi o devletlerin mensuplarının tarihidir; şahıslardan geriye sadece amelleri kalır ki, Allah’ın değer verdiği şey de işte bu amellerdir! Hangi devletin vatandaşı olursa olsunlar, iman ve amel-i salih sahipleri, Allah’ın kuracağı cennet vatanına gidecekler ve baki bir hayatı cennette yaşayacaklardır. Aksi tutum ve davranış içindeki şahısların ve devletlerin ne olacağı ise iman sahibi herkesin malumudur.

M.Talât Uzunyaylalı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s